Doğa turizmine yönelik geniş potansiyeli bulunan Bartın, gençlik turizmi pastasından pay almak istiyor. Yapılan araştırmalar, geçen yıl dünya turizm hareketlerine 168 milyon gencin katıldığını ortaya koyuyor. Şimdi tüm Bartınlılar, bu pastadan pay almak amacıyla bir yandan ürün geliştirmeye, öbür yandan tanıtıma ağırlık vermeye başladı. Geçen hafta TUYED yönetici ve üyelerini ağırlayan Bartınlılar, sahip oldukları turistik değerlerin bazılarını misafirlerlerine tanıttı. TUYED yönetimi de izlenim ve önerilerini düzenlenen panelde Bartınlılar’a aktardı. Bartın´ın mağara, doğa, yayla, ırmak, müze turizmi açısından geniş potansiyeli var. Ayrıca, maden kenti olmasından dolayı burada oluşturulan Maden Müzesi´nin yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Tanıtım atağına geçen Bartın, Turizm Haftası kutlamaları çerçevesinde TUYED heyetini davet edip onlarla görüş alış-verişinde bulundu. Bartın İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaş’ın girişimleriyle gerçekleştirdiğimiz tanıtım gezisinde, kentin tarihi, doğal, turistik yerlerini gezip, gördüğümüz güzellikleri fotograf kareleriyle ölümsüzleştirdik.
Gazhane Parkı’nda, Bartın Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaş ve KKTC Türkiye Büyükelçisi Dr. Tamer Gazioğlu’ndan oluşan bir heyetle birlikte Bartın Irmağı üzerinde tekne gezisi yaptık.
Belediye Başkanı Rıza Yalçınkaya’nın verdiği bilgiye göre, Bartın Irmağı’nda 7 trilyon YTL’lik yatırım öngörülüyor. Bu yatırımla ırmağın her iki yanı yürüyüş-bisiklet yolu, alışveriş merkezleri ve yeme-içme bölümleriyle donatılacak. Yalçınkaya, ilde ahşap mimari örneği 216 tane koruma altına alınmış tescilli yapı olduğunu ve bunları turizme kazandırmak için çaba sarfettiklerini belirtti. Yalçınkaya, 26 kişilik gezi tekneleri ısmarlandığını ve ilk teknenin mayıs ya da haziranda ellerinde olacağını belirtti.
Dünya Sağlıklı Şehirler İşbirliği Ağı ve Dünya Tarihi Kentler Birliği üyesi olduklarını hatırlatan Yalçınkaya, bu tarihi binaların kent içinde dağınık olarak yer almasından dolayı bugüne dek korunmasının yapılamadığını vurguladı.
Irmak üzerinde bulunan Armoni Yatçılık’ın tekne yapım atölyesine de uğradık. Burada bizlere bilgi veren Armoni Yatçılık Sahibi Haluk Uçar, Hüseyin Ürkmez adında bir girişimciye tekne yaptıklarını, Ürkmez’in “Bir çift küret tek yürek” sloganıyla İtalya’nın Padova kentine kadar kürek çekeceğini söylüyor. Biz de bunun Bartın’ın tanıtımına olumlu etki yapacağını belirtmeden edemiyoruz.
Irmak üzerindeki gezimiz, ırmağın Karadeniz ile birleştiği noktasına gelince denize açılmadan acıktığımızı hissetmeye başlıyoruz. Bu noktada bizlere sunulan Bartın’ın yerel lezzetleri açlığımızı gidermekle kalmıyor, bizim için büyük bir sürpriz de oluyor.
Tekne ile İnkum açıklarından Güzelcehisar’a kadar gezdik. Bu kez rotamızı Bartın’ın merkezine çevirdik. Burada Bartınlı araştırmacı Çetin Asma, kent tarihi ve kentteki tarihi eserler hakkında bilgiler vererek bizleri Taşhan, Şadırvan, Hamam gibi tarihi yerleri gezdirdi. Şimdi sıra Ulus’taki Ulukaya Şelalesi’ne gelmişti. Şelale’ye varınca herkes gördüğü manzara karşısında kendinden geçmişcesine makinesinin deklanşörüne basıp durdu. Dönüşte Ulus Belediye Başkanı Hüseyin Ulus, yarım kalan oteli gösterip bize bilgiler verdi.
Ertesi gün, KKTC Türkiye Büyükelçisi Dr. Tamer Gazioğlu, Bartın Valisi İsa Küçük, Bartın Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Vali Yardımcısı Celal Dinçer, Çevre ve Orman Müdürü Zeki Şaltu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Altaş ile kalabalık bir heyetle Kuşkayası Antik Yolu’nun açılışını yapıp, ciğerlerimizi bol bol oksijenle doldurduk.
Bartın Valisi İsa Küçük burada yaptığı konuşmada, Turizm Haftası’nda salonlarda konuşarak değil biraz da eylem yaparak kutlama yapmayı tercih ettiklerini belirterek, “Bartın’da, diğer pek çok ilde olduğu gibi Anadolu’da hayat bulmuş bütün uygarlıklara ait eserleri görmek mümkün. Biz bunları hem Anadolu olarak kendi eserlerimiz, ama aynı zamanda da dünya milletleri ile paylaşacağımız bir zenginlik olarak görüyoruz. Bunları mutlak surette koruyarak ve geliştirerek dünya ile paylaşmalıyız” şeklinde konuştu.
Antik Yol’daki doğa yürüyüşümüzden sonra, Vali İsa Küçük ile Maden Müzesi ve Gürcüoluk Mağarası’nın açılışlarını da yaptık. Her iki yere ilişkin duygularımız “şaşkınlık” diye özetleniyordu. Doğrusu maden kenti Bartın’a da bu alana yönelik bir müze çok yakışıyor…
Makaracı Köyü’nde 40 odadan oluşan Gürcüoluk mağarasını Sinan Otelin de sahibi olan Hanifi Sinan işletiyor. Sinan, mağarayı gezen misafirlere Bartın’a özgü mangalda ızgara ve Bartın Şap-Şap köftesinden ikram etti.
İki günlük geziye katılan heyetin önemli bir kısmı yola dönmek üzere hazırlık yaparken, TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu, TUYED Kurucu Üyesi ve Gezi Yazarı Gündüz Mutluay ile TUYED Üyesi Akademisyen Cenk Demiroğlu, ertesi gün yapılacak sohbet için notlarını toparlamaya koyuldu.
Bartın gezimizin üçüncü gününde düzenlenen sohbet toplantısında tek amacımız vardı: Bartınlılar’la bilgi alışverişinde bulunmak!
Nitekim, TUYED Başkanı Köfteoğlu söze “Biz size bir çerçeve çizeceğiz. Sizlerin katkı ve sorularıyla bu çerçevenin içini dolduracağız” diye başladı.
İlin sorunlarına ilişkin tartışma Tarlaağız mevkiinde Hema Endüstri tarafından, 4.5 dönümlük arazi üzerinde kurulması planlanan termik santral üzerinde yoğunlaştı. Bu tartışma, Bartın’nın “Turizm mi, sanayi mi?” noktasında bir yol ayrımına geldiğine işaret ediyor.
Dolayısıyla, Bartın’ın turizm mi yoksa sanayi kenti mi olacağını zaman gösterecek. Bu arada, Bartın Belediye Başkanı M. Rıza Yalçınkaya ve İl Kültür Turizm Müdürü Mehmet Altaş, turizm odaklı çalışmalarına kararlı bir biçimde devam ettiklerini ifade ediyorlar.
Yalçınkaya, tarihi binaların bulunduğu sokakta sokak iyileştirme projesi yaptıklarını, buna destek almak istediklerini alamazlarsa etap etap kendi imkanlarıyla yapacaklarını söylüyor.
Bartın İl Kültür Turizm Müdürü Mehmet Altaş ise 1991 yılında Bartın il olduğunda 51 tescilli tarihi yapının tescilinin düşürüldüğünü belirterek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2005’te tescilli yapılara restorasyon kredisi yönetmeliği çıkardıktan sonra bu 51 yapı için de tescil çıkarılması için başvurularda bulunulduğuna dikkat çekti.
128 dosyadan 105’inin proje yardımı aldığını belirten Altaş, bu yıldan itibaren uygulamaya geçileceğini ve bu çalışmaların devamının geleceğini ifade etti. Altaş, 10 yıl içerisinde 218 tescilli yapıdan en az yüzde 50’sinin restore edileceğine inandıklarını belirtti. Bunun bir ‘dönüşüm projesi’ olduğunu dile getiren Altaş, bu sayede Bartın’ın kültür değerlerinin gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir şekilde aktarılacağını dile getirdi.
Panelde kim ne dedi?
Bartın gezisinin üçüncü gününhde düzenlenen “Gazeteci Gözüyle Bartın ve Turizm” başlıklı paneli TUYED Başkanı Kerem Köfteoğlu yönetti. Konuşmacılar şu görüşleri dile getirdi:
Kerem Köfteoğlu: Bartın önemli bir potansiyele sahip
Dünya’da turizm hareketler 3S’den (deniz-kum-güneş), 3E’ye (eğitim, eğlence, heyecan) kaydığı. Bartın 3E’nin sınırlarına giren geniş bir potansiyele sahip. Günümüzde tatil tüketicisi ırmak gezilerini de talep etmeye başladı. Bartın Irmağı üzerinde başlatılması planlanan tekne gezileri iyi planlanmalı. Irmağın iki yakasında yeme-içme, alışveriş ve yürüyüş bölümlerinin oluşturulacak olması doğru bir karar. Bu arada ırmağı kirleten iki fabrika ve atıklarına da biran önce çözüm bulunmalı.
Dünyada gençlerin turizme katılımının giderek artıyor. Bartın gençlik turizmi alanında da büyük bir potansiyele sahip.
Demiroğlu: Turizme planlı ve kontrollü açılmak gerekir
Sanayi-turizm ikileminin sürdürülebilir turizm kavramını daha da anlamlı hale getirdiğini belirten Cenk Demiroğlu ise turizmin kirlilik, kalabalıklaşma ve erozyondan olumsuz etkilendiğini kaydetti. Demiroğlu, bir yöreye ait doğal ve sosyokültürel çevre zenginliğinin, onu turistik bir destinasyona çevirebilme potansiyelini oluşturduğunu söyledi.
Demiroğlu, bu kaynakların plansız ve kontrolsüz bir şekilde turizme açılarak zarar görmesi halinde, yörenin çekim gücünün azalacağını belirterek, “Böyle bir gelişme yerel halkı mağdur edebilir. Geçenlerde İspanya Mayorka´da yerli halk kalabalıklaşma ve artan çevre kirliliğinden dolayı ‘artık turist istemiyoruz’ diye eylem yaptı. Bu mesajın doğru algılanması gerekiyor” dedi.
Mutluay: Tüm turistik ürünler paket halinde pazara sunulmalı
Bartın’ın sahip olduğu turistik değerlerin sadece farkına varılmasının yeterli olmadığına işaret eden Gündüz Mutluay da, bu ürünlerin paketlenerek pazara sunulması gerektiğini belirtti. Gezi rehberi “Köşe Bucak Karadeniz” adlı kitabını yazarken Bartın’ın saklı hazinelerini keşfettiğini anlatan Mutluay, “Bu güzelliklere şimdi Antik Yürüyüş yolu, Maden Müzesi, Irmak gezileri gibi yine son derece ilginç ürünler eklendi. Bunlardan hangisini ön plana çıkaralım diye düşünmek yerine, hepsini içeren toplu bir paket hazırlanıp, pazara sunulmalı. Böylece, tatil tüketicisinin önünde seçim yapabileceği geniş bir ürün yelpazesi olur” diye konuştu.