Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Gökçeada’yı vitrine çıkarıyor

Prontotour, seyahatseverleri yurt içi kültür turları arasında yer alan yeni rotası Kuzey Ege turuyla, güneşin en güzel battığı yer olan , 14’ncü ‘Sakin Şehir’ Gökçeada’yı keşfe çıkarıyor. Konuyla ilgili olarak Prontotour Yurt İçi Müdürü Müge Erçetin, Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin ve Kayabalı Otel Yönetim Kurulu Üyesi  Coşkun Kayabalı ile birlikte basına bilgi verdi.

Toplantıda konuşan Gökçeada Belediye Başkanı Ünal Çetin, Ada’nın 13 bin civarında yatak kapasitesine sahip olduğunu belirterek “Adanın merkezinde butik dediğimiz otellerin sayısı her gecen gün artıyor. Bu yıl 600-700 bin civarında misafir bekliyoruz. Adada sezon Nisan ayında çok yoğun bir talep başlıyor. Buradaki üreticilerimiz sezona büyük bir umut bağlıyor. Buradan gelen gelirle yaşamını idame ettiriyorlar, önümüzdeki yıllarda adaya olan ilginin artarak devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.

İki adayı içeriyor

Kuzey Ege turlarına götürecekleri misafirlerine Bozcaada ve Gökçeada’yı gezdireceklerini hatırlatan Prontotour Yurt İçi Müdürü Müge Erçetin, “Gökçeada görülmesi gereken, keyifli bir rota. Yurt içi turlar konusunda titiz bir çalışma yürütüyoruz ve gidilecek rotaları detaylı şekilde araştırıyoruz. Bu bağlamda ‘Kalite Kültürümüzde var’ sloganıyla Türkiye’nin en güzel rotalarına düzenlediğimiz turlarımız arasına Gökçeada’yı da ekledik. 4 günlük Kuzey Ege turumuzun başlangıç fiyatını 699 lira olarak belirledik. Tura katılanlar Türkiye’nin en batı noktası olan ve 2011 yılında dünyanın ilk ‘Cittaslow’ adası unvanı alan Gökçeada’da denizi, tarihi, doğası, organik ürünlerin keyfini sürüp, Kitesurf ve Windsurf gibi alternatif doğa sporlarını yapabiliyor. Tura katılanlar ayrıca Bozcaada’yı da gezme şansını elde ediyor” dedi.

Bereket Adası 

Gökçeada’ya 1986 yılında geldiklerini ve ailenin burada Kayabalı ile Yeşil Vadi adıyla iki butik otel işlettiğini belirten Kayabalı Otel Yönetim Kurulu Üyesi  Coşkun Kayabalı  ise Ada’nın ’İmroz’ olarak da bilindiğini hatırlattıktan sonra “Truva Savaşı’nda Truvalıları destekleyen İmroz’un adı, Homeros’un kaleme aldığı llyada Destanı’nda geçiyor. Yunan mitolojisinde burada Poseidon’un muhteşem atlarının ahırları olduğu anlatılıyor. Gökçeada 95 kilometrekarelik sahile sahip. Rüzgarı çok iyi olan Gökçeada, rüzgar sörfünde en iyi yerlerden biridir. Adamızda üçü yapay, ikisi doğal beş baraj var. Tatlı suyu kendine yeten dünyanın sayılı adalarından biriyiz. Zeytinli, Tepeköy, Dereköy ve Bademli köylerimizdeki kuruma altına alınan Rum taş evleri, doğası, kültür ve gastronomi turizmi alanında geniş potansiyele sahip. Denizaltı müzemiz, yakında hizmete girecek zeytin müzemiz, şifalı çamuruyla Tuz Gölü ve Ortodoksların ruhani lideri İstanbul Rum Ortodoks Patriği I. Bartholomeos’un doğum yeri olmasından dolayı inanç turizmi alanındaki varlıklarından dolayı keşfedilmeyi bekliyor” diye ekledi.

Yapmadan dönmeyin!

Tuz Gölü’nde çamur banyosu yapın. Plajlarında denize girin. Zeytinköy’de Arek Boğosyan’ın Son Vapur’unda ve Mina Cafe’deki farklı tatları deneyin. Kaleköy’de Serhat ve eşi Bennur’un işlettiği  Poseidon’da müthiş manzara eşliğinde balık yiyin. Birbirinden güzel butik otellerden olan örneğin Kayabalı veya Yeşil Vadi’de konaklayın. Çınarlı Mahalle’sindeki ‘Yine bekleriz’ anlamına gelen AloMiya’da keçi sütünden yapılan dondurma yiyin. Tepeköy’de Anjelika Restoran’da oğlak kapamayı deneyin. Organik pazardan zeytinyağı, bal, kekik, sabun, ev şarabı alın. Kendinize ve eş-dostlarınıza mutlaka Efi ya da Gliki marka bademli kurabiye alın.

Gökçeada’nın sokakları çok keyifli