Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Kavukçuoğlu’dan Bakanın yazısına yanıt

Turizm sektöründe 40 yılık deneyime sahip, halen Alanya bölgesinde işletme müdürlüğü yapan Bener E. Kavukçuoğlu, kendisine ALTİD aracılığıyla ulaşan TE Bülten’de yer alan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yazına bir yanıt yazdı. Aşağıda Kavukçuoğlu’nun yazısını paylaşıyoruz:

“Bakan Ersoy’un birkaç gün önce yayınlanan Turizm Yazarları Derneği’nin e-bülteninde bir yazısı çıktı. Kendisi de sektörün içerisinden gelen bir kişi olarak Turizm ve Kültür Bakanlığı’na atanmış olması  tüm sektöre bir umut getirdi.

Ancak bahsi geçen yazıda yaptığı açıklamalar, maalesef geçmişi değerlendirmeden, geleceğe de bu temelde  bakan, nerede ise –farklı kademelerde-  yaklaşık 40 senedir bu sektörün içerisinde olan biri olarak bana türk turizminin geleceğine dönük hiçbir umut vermedi.

Sayın bakan yazısında 3 ana nokta üzerinde duruyor:

  1. Eğitim
  2. Lüks ulaşım
  3. Turizmin çeşitlendirilmesi.
  4. Eğitim: Turizm Meslek Liseleri’nin “KOLEJ” statüsüne alınmasının ereğini anlamak oldukça zor. Amaç öğrencilere 3 yabancı dil öğretmekse bunların “LİSE” statüsünde neden yapılamadığının açıklanması gerekir. Kaldı ki –eğer sonradan değişiklik olmadı ise- KOLEJ ifadesinin kullanımı yıllar önce yasaklanmış, adının ekinde KOLEJ ibaresi bulunan eğitim kurumları, o tarihten itibaren LİSE olarak tanımlanmışlardır.

Eğitimin pratik ağırlıklı olması önemli bir etkendir. Ancak zaten ucuz işgücü üzerinde yoğunlaşan sektörün eline daha da ucuz iş gücü sunulması olasılığı bugüne değin yaşanan pratiklerden de görüleceği gibi çok güçlü bir  olasılıktır.

Ancak eğitimdeki ana sorun eğitim sistemi değil, sektörün çalışan açısından kendi geleceksizliğidir. Asgari ücretle veya onun biraz daha üzerindeki rakamlarla hem de sadece 7-8 ay gibi kısıtlı bir dönemde çalışılan bir sektörde kimsenin geleceğe dönük bir umudu olmamaktadır. Bu umutsuzluk ta özellikle eğitim görmüş olan insanları sektörden soğutmakta ve kaçırmaktadır.

  1. THY ile Antalya, Bodrum, İzmir ve Dalaman havaalanlarına business class ve tarifeli seferler başlatmak öncelikli olarak nitelikli turist getirmenin olmaz ise olmaz bir şıkkı değildir. Aynı zamanda uçuşların hedeflendiği havaalanlarına baktığımızda da turizmi çeşitlendirmekten bahseden bir sektörün nitelikli turiste dönük olarak da ana hedefinin “Deniz – Güneş – Kum üçlemesi ” olduğu görülmektedir.
  2. Bir hafta öncesinde yaşanmış bir örnek: Tuz Gölü’nün güney kesimine göç sırasında gelen, burada kuluçkaya yatan, yavrularını burada uçmaya alıştıran flamingolar ile ilgili bilgi almak için aranan kurumlar: Konya İl Turizm Müdürlüğü, Cihanbeyli Belediyesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, yine aynı müdürlüğün Konya 8ci Bölge Şubesi. Yanıt : Kimsenin haberi yok. Yanlış okumadınız, buralarda görevli birtek kişinin dahi haberi yok.Buyrun turizmi çeşitlendirin. Buyrun nitelikli turist getirin. Kaldı ki böyle bir etkinlik için gelecek turist, 24 saat otelde kalmayacaktır, business class ile uçmak gibi bir kapris yapmayacaktır ve sadece yanında getireceği fotoğraf/ gözlem malzemeleri 10-15.000 dolardan aşağı olmayacaktır. Devletin bu konu ile  ilgili olan kurumlarının bu kadar ilgisiz olduğu bir ortamda turizmi nasıl çeşitlendireceksiniz?

Yıllardır sürdürülen ASPENDOS OPERA ve BALE Festivali’ni hergün biraz daha daraltıp, hiçbir tanıtımını dahi yapma gereksinimi duymayan ve sonunda dünyanın sayılı festivallerinden biri olması gerekirken seyahat acentelerinin  günlük tur faaliyeti haline getiren  bu bakış açısı, anlayışı ile turizmi nasıl çeşitlendireceksiniz, nasıl nitelikli turist getireceksiniz?

Tabii  o muhteşem  tiyatronun o rezil restorasyonunu burada yazmak bile istemiyorum.

Sona gelirken birkaç anımsatma, anımsayabilenler  için:

“turizm sektöründe  eğitimin önemi”

“turizmde  ürünün çeşitlendirilerek bütün bir yıla yayılması”

“nitelikli turist sayısının ve turizm gelirlerinin arttırılması”

Bu başlıklar 02/03/2007 tarih ve 26450 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren TÜRKİYE  TURİZM STRATEJİSİ 2023 den alınan başlıklardır.

Yani aradan geçen  12 sene sonra kimsenin bugün anımsamadığı bir strateji planını yeni bir şey yapıyormuşuz gibi konuşuyoruz. Bu 12 seneyi kim çöpe attı diye bir sorunun tek bir yanıtı var : Sektörün tüm tarafları.

Sonuç : elimizde stratejisi olmayan stratejik bir sektör ölüyor.

Saygılar

Bener E. Kavukçuoğlu”