Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Küba’nın enerjisi turistlere bulaşıyor

Yoksul ama mutlu insanların ülkesi Küba’nın enerjisi ziyaretçilerine de bulaşıyor. Turistik açıdan hâlâ kendine özgü yanlarını koruyan Küba, turistleri mutlu ederken, bakir alanlarıyla da Türk girişimcilerin önüne yen fırsatlar çıkarıyor. Kerem Köfteoğlu, Küba notlarını haftalık Para Dergisi’nde yazdı. Aşağıda yazıyı paylaşıyoruz:

“…sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin/1961 yazı ortalarında Küba’nın resmini yapabilir misin/çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem de gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstat…”

Şair Nazım Hikmet 1961’de Küba ziyaretinin ardından mutluğunun resmini yapması için ressam Abidin Dino’ya böyle seslenmiş… Mutluluğun resmi henüz yapılmadı. Ancak ziyaretçisine 1950’li yıllarda, zamanda yolculuk yapıyormuş hissi veren Küba’ya gidenler oradan mutlu dönüyor. Ülkenin cadde, sokak, meydan, restoran kısacası her yerinde çalınan kıvrak Latin müzikleri insanın kanını kaynatıyor. Küba’da yaygın ve hızlı internet bağlantısı yok. Belki de bu yüzden rengârenk evlerde yaşayan Kübalılar, cep telefonunun esiri olmak yerine, komşularıyla kapı önlerinde geç saatlere kadar sohbet ediyor.

Ejder Turizm’in turist grubuyla ekibiyle Küba’yı gezerken, halkın paylaşımı sevdiğine tanık olduk. Gruptan birileri yanlarında getirdikleri kalem, sabun, çiklet ve çikolata gibi armağanları çocuklara dağıttı. Bu armağanlardan kendisine 2-3 tane verilen çocuk, bunu diğer arkadaşlarıyla paylaştı. Sonrasında yanımıza gelen iki dilenciden biri de kendisine verilen 2 CUC’u (Küba para birimi ‘Kuk’ yaklaşık 1 euro değerinde) diğeriyle paylaştı. Bu da bize paylaşımın Küba’da bir yaşam biçimi olduğunu gösterdi.

Müzik hiç susmuyor

Küba’yı gezerken müziğin hiç susmadığına da tanık olduk. Ülkenin neresinde gezerseniz gezin, nerede ne yaparsanız yapın kıvrak Latin müziğini hep yanıbaşınızda olacak. Müziği duyan Kübalılar kolunuzdan tutup sizi dansa kaldırdığı gibi ortamın enerjisini size geçmesini sağlıyor.

Ülkede sadece müzik ve dans yok, temel ihtiyaçlar için bir karne sistemi var. Bu karneler ev reisinin adına düzenleniyor. Hane halkının tüm bireylerinin adlarının yazılı olduğu bu karneyle devlete ait işletmelerden, et, süt, yumurta, sabun gibi temel ihtiyaçlar alınıyor.

Küba’da toplu taşıma noktasında da ciddi sorunlar var. Şehir içinde dolaşırken, ya da bir şehirden diğerine giderken durakların çok kalabalık, yolların da otostopçularla dolu olduğunu gördük. Buna karşın halkın eğitim ve sağlık konusu hem parasız karşılanıyor hem de bu iki temel konuda kaliteli hizmetler sunuluyor. Hükümet GSYH’nin yüzde 10’unu sağlık sektörüne harcıyor. Bu da Küba’yı sağlık alanında dünyada ilk sıralara taşıyor. Doktor ihraç eden ülkenin, dünyanın çeşitli yerlerinde görev yapan 50 bini aşkın doktoru var.

Ülkenin özellikle kanser ve sedef hastalığı alanında yakaladığı başarı dilden dile dolaşıyor. Ülkede düzenlenen sağlık turlarına geçen yıl sadece Türkiye’den 200 kişi katıldı. Bu konuda bazı istismarlar  yaşandığını duyduk. Biz de ülkeye sağlık amacıyla gitmek isteyenleri tatsız bir durumdan kurtarmak adına http://havana.be.mfa.gov.tr/Mission/ShowAnnouncement/331573 adresindeki bilgilendirici yazıyı okumalarını öneriyoruz.

Okyanus ve denizde yüzme keyfi

Küba deniz seven ziyaretçisine hem Karayip Denizi hem de Atlantik Okyanusu’nda yüzme imkânı sunuyor. Havana, Matansaz ve Santa Clara turlarında Atlantik Okyanusu’nda, Cienfuegos, Trinidad, Bayamo gibi turistik merkezlerde ise Karayip Denizi’nde yüzebilir, dalış turlarında mercan kayaları ile denizaltının büyülü dünyası keşfedebilirsiniz.

Havana’ya gidenler ünlü yazar Ernest Hemingway’in meşhur ettiği La Bodeguita del Medio ve Floridita Bar’a mutlaka uğruyor. Devrim Meydanı’na gidenler klasik Amerikan arabalarıyla bir şehir turu atıyor. Havana’nın ana meydanı gezerken, üzerinde Türk bayrağı bulunan tur bisikletini görünce heyecanlandık. Sahibine ‘Türk müsün?” diye sorduğumuzda bayrağı kendisine bir Türk dostunun verdiğini, bayrağı hatır için taşıdığını söyledi.

Pinar del Rio’da hem puro fabrikasını hem de puro yapraklarının tarlasını gezdik. Los Jazmines tepesinden Vinales Vadisi’nin manzarası seyrettik. Küba’nın ilk yerlilerine ait Cueva del Indio mağarasının içindeki nehri sandalla gezip keşfettik. Mural de la Prehistoria’da ise Leovigildo’nun çizdiği dünyanın en büyük açık hava doğa yağlı boya tablosundan etkilendik. Trinidad’ın şirin sokaklarında üzerinde ters çapaya bir işaret bulunan evlerin aileler tarafından işletildiğini öğrendik. Casa’lardan birinde kalarak  halkla içiçe konaklamayı bizzat deneyimledik.

 

KÜBA YENİDEN MODA OLDU

 

Tatil için gezginleri Latin ve Güney Amerika’ya götüren Ejder Turizm Genel Müdürü Uğur Kurt, Kübalılar Türkleri sevdiğini vurguladıktan sonra şunları söylüyor: “Latin Amerika uzmanı olarak Küba’ya götürdüğümüz misafirlerimizi Trinidad’ta ailelerin işlettiği ‘Casa Particular’ denen evlerde konaklatıyoruz. Burada konaklayan misafirlerimiz Kübalı ev sahibiyle kolay kaynaşıyor. Hatta sabah kahvaltısı ve akşam yemeği için özel sipariş bile verebiliyor. Yetkili vize acentesi olduğumuz Küba’ya götürdüğümüz misafirlerimize zamanda yolculuk yaptırıp keyifli saatler geçirmelerini sağlıyoruz. Misafirlerimizi Küba’ya beklentilerini çok yükseltmeden, gerçekçi ve elimizden gelen hizmetin en iyisini veriyoruz. Küba yeniden moda oluyor. Geçen yıl Küba’yı 4,7 milyon turist ziyaret etti, bu yıl 5 milyon turist hedefleniyor. 2015’te Türkiye’den Küba’ya giden turist sayısı 8 bindi. Türk turist sayısı 2016’da 9 bine, 2017’nin ocak-kasım döneminde ise 11 bin 636’ya yükseldi. Küba’ya ilginin artmasına bağlı olarak bu rakamın önümüzdeki yıllarda ikiye katlanacağına inanıyoruz.”

 “HER ALANDA YATIRIM İMKÂNI VAR”

 

Türkiye ile Küba arasındaki ticari ilişkiler yeniden canlandırılıyor. Ülkedeki yatırım imkânlarını araştırmakla görevli ‘Türkiye Küba İzleme Komitesi’ uzun bir aradan sonra kısa zaman önce Havana’da toplandı. Türkiye’nin Havana Büyükelçisi Ayşe Berris Ekinci, Küba’nın yatırım açısından bakir olduğuna belirterek şu bilgileri veriyor: “Yenilenip büyütülecek olan havalimanı ve cruise limanı için TAV ve Global Yatırım işletme teklifi verdi. TİM’den bir heyet gelip burada çeşitli firmalarla görüşmeler yaptı. Görüşülen Kübalı şirketlerden oluşacak bir heyet, önümüzdeki dönemde Türkiye’ye gidip görüştükten sonra yatırım konusunda somut adımlar atılacak. Başta Mariel Özel Gelişim Bölgesi olmak üzere, inşaat, turizm, tarım, yenilenebilir enerji, sağlık, inşaat, ulaştırma, altyapı alanlarında Türk yatırımcıları görmek istiyorlar. Yatırımlarda yüzde 51’lik hisse hâlâ Küba hükümetinde. Ancak bu konuda yeni modellerin sinyalleri de verilmeye başlandı. Kendi hızlarında bir değişime gitmeye hazırlanıyorlar.Burayı Latin Amerika’ya açılış kapısı yapmak istiyorlar. Türklerle işbirliğini geliştirmek istiyorlar. İşbirliğini geliştirme noktasında iki tarafta da irade var. 2016’nın sonunda THY’nin haftada üç sefer başlatmasıyla ilk adımı attık. Türk girişimciler için Küba’da her alanda yatırım imkânı var. Girişimcilerimiz yatırıma uzun vadeli bakıp, biraz sabırlı olsunlar.”