Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Santorini de ‘istemiyoruz’ kervanına katıldı

İspanya’nın Barcelona ve Mayorka’sı, İtalya’nın Venedik’inden sonra Yunanistan’ın Santorini bölgesi de, gelen ziyaretçi sayısını azaltmak amacıyla harekete geçti…Geçimini tarım ve turizmcilikle sağlayan 18 bin nüfuslu Santorini halkı, 5.5 milyona ulaşan turist sayısının “kontrol altına alınması” istemiyle yerel yönetime başvurarak buna tavan getirilmesini istiyor.

Günde ortalama yalnız kruvaziyer gemileriyle gelen 9 bine yakın turistin ziyaret ettiği Santorini’ye -Türk bandıralılar* dahil her yaz on binlerce özel tekne yanaşıyor. Uçaklarla gelenlerin sayısı ise 400 bine ulaşmış durumda.  Turist akını ada sakinlerini rahatsız etmeye başladı. Ada sakinlerinin başlıca şikayeti, yolların kalabalıklığı nedeniyle kilitlenerek sık sık trafiğe kapatılmasından kaynaklanıyor.
Fiyatların sürekli artışı da şikayetler arasında bulunuyor. Örneğin “dünya manzaraları” listesine giren güneşin batışını bir fincan kahve ile seyrettiren yöredeki cafelerin fiyatları akıl almaz boyutlarda. Bir soğuk kahvenin fiyatı bazen 18 Avro’ya kadar çıkabiliyor.

Altyapı yetersiz
Buna gerekçe olarak da 76 km2’lik ve lavlardan oluşmuş bu ada üzerinde bulunan ne 80 bin adet yatak sayısının; ne de daracık yollarının bu denli kalabalığı yeterince kaldırdığı gösteriliyor.
Ada sakinleri alt yapının yeterli olmadığından şikayetçi olduklarını ve bu nedenle “turist sayısının en azından kontrol altına alınmasını” ve “adaya gelecek olanlar için planlı bir çizelge uygulanmasını” öneriyorlar.
Santorini adasına Türk turistlerden başka en çok İngilizler, Çinliler, Amerkalılar ve İtalyanlar geliyor.

Bunlar da turist istemiyoruz diyor
Aralarında; İzlanda, Bhutan, İrlanda, Avusturalya, Peru ve Ekvador’un da olduğu ülkelerde bazı bölgelerdeki tarihi ve kültürel mirasın korunması için gelen ziyaretçi sayısına kısıtlama getirildi.
İspanya’da özellikle Mayorka bölgesine bu yıl gelen ziyaretçi sayısı öngörülenin çok üstünde sayılarla gerçekleşiyor. Böylesine yoğun ziyaretçi trafiği ise bölgede su yetersizliğinden çöplerin toplanması gibi altyapı sorunları, trafikteki sıkışıklık yanında ev kiralarının artması gece geç saatlere kadar devam eden gürültü yerel halktın turistlere tepki göstermesine neden oluyor. Bu ve buna benzer nedenlerle son dönemde turist istemiyoruz diyen bölgelere yenileri ekleniyor. Dünyanın çeşitli yerlerinden turist istemiyoruz diyen bölgelerden bazıları şunlar:

Cinque Terre/ İtalya
İtalyan Rivierası’ında, tümü eski yapılardan oluşmuş, “Beş Toprak” anlamına gelen bu sahil bölgesini yılda 2.5 milyonun üzerinde ziyaretçi geliyordu. Bölgede bu kadar ziyaretçiyi ağırlayacak yeterli altyapı yok. Bu nedenle bölgeye gelen ziyaretçi sayısı 1.5 milyon ile sınırlandırıldı.
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nın Dünya Mirası ilan ettiği tarihi yörelere ve bazı köylere giriş yasaklandı. 14’üncü yüzyıldan kalma bu balıkçı bölgesi, gezi (cruise) gemilerinin uğrak limanı olarak seçildiğinde, bir anda binlerce ziyaretçi kasabaya doluşuyordu.

Mogao Grottoes / Çin
Ülkenin kuzeyindeki bu mağaralar, son yıllarda turistlerin ilgi odağı olmuştu. Buradaki sanat eserleri bin yıllık bir döneme yayılıyor. Bir zamanlar İpek Yolu’nun üzerinde olan mağaraların çevresinde 492 de tapınak var. Son keşif 1900’de yapıldı ve mağaraların kütüphanesi de bulundu. Çinli yetkililer de kalabalık turist gruplarının çevreye zarar verdiğini fark ettiler ve turist sayısını günde altı binle sınırlandırdılar. Sınırlamadan önce bölgeyi günde 10 binden fazla turist geziyordu. Sınır aşıldığı anda bilet satışı yapılmıyor.

Barcelona / İspanya
İspanya’nın en çok ziyaret edilen, Katalonya’nın merkezi Barcelona’da son bir yıldır, otel inşa etme lisansı verilmiyor, Henüz yılda altı milyon olan turist sayısına bir sınırlama getirilmedi. Ama belediye başkanı ile turizm idaresi arasındaki tartışma her yaz daha da kızışıyor. Kentte halen 35 ‘i beş yıldızlı olmak üzere 519 otel var.

Venedik / İtalya
Venedik bu yıl peş peşe kruvaziyer gemilerinin limana girişi sırasında yerel halkın protestolarına sahne oldu. 117 küçük ada üzerine kurulu kentin halkı, uzun zamandan beri büyük/küçük bütün yolcu gemilerini ve turistleri istemiyor. Zaten 40 bin gros tondan büyük gemilere izin verilmiyordu. Fakat henüz resmi bir girişim yapılmış değil. Halk, Venedik’in eskisinden daha hızlı bir şekilde batmakta olmasını turistlerin çokluğuna bağlıyor. Bu nedenle de şehir son dönemde sık sık ‘Turist istemiyoruz’ gösterilerine sahne oluyor. Günde en az 80 bin turistin geldiği Venedik’te 410 köprü adaları birbirine bağlıyor.

İzlanda
Avrupa’nın kuzeybatısında izole edilmiş gibi duran İzlanda’ya son on yılda giden turist sayısı, her yıl ya ikiye ya da üçe katlanarak rekor düzeye ulaştı. Nefes kesen coğrafyası, yanardağları, korkutucu kapkara toprağıyla, akarsu ve golleriyle, geceleri ortaya çıkan ve Aurora Borealis olarak bilinen kuzey ışıklarının görsel şölen sunduğu İzlanda’ya son yıllarda giden ziyaretçi sayısına yetecek kadar otel yok. Yerel hal yeni oteller inşa edilmesi, altyapının genişletilmesi için zamana ihtiyaç olduğu için şimdi bu kadar çok turist gelmesini istemiyor. Bunun için de turist sayısının sınırlandırılması gündemdi.

Bhutan
Birçok kişinin nerede olduğunu haritalarda bile bulamadığı Bhutan, son dönemde turistlerin gözdesi haline geldi. Güney Asya’da, Himalayaların doğusundaki bu ülkeyi ziyaret eden turistler, ülkede geçirdikleri gün başına 200 dolar ödemek zorunda. Yani Bhutan’ı ziyaret etmek isteyenlerden öyle şeyler isteniyor ki adeta gelmeyin deniyor.

Skellig Michael / İrlanda
İrlanda’nın güneybatı ucundaki bu küçük adanın hiçbir özelliği olmadığı halde ada, Yıldız Savaşları ile meşhur oldu. Dizi filmin, “Güç Uyanıyor” adlı bölümü bu adada çekildi. Daha sonra altıncı yüzyıldan kalma manastın, mezarlığı ve terk edilmiş yapıları, UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Günde sadece 180 turistin adaya girmesine izin var. Fazlası kabul edilmiyor.

Lord Howe Adası / Avusturalya
Tasman Denizi’nde volkanik bir ada olan Lord Howe Adası, 1800’lerde balina avcılığı nedeniyle epey nüfusa sahipti. Avcılık yasaklanınca İkinci Dünya Savaşı’nın bittiği 1945’ten bu yana turizme ağırlık verdiler. Sydney ve Brisbane arasındaki sahile 330 mil uzaklıkta kalan bu adaya giriş de günde 400 turistle sınırlı.

Antarktika
Antarktika, hiçbir ülkenin tekelinde değil. 1959’da imzalanıp 1961’de yürürlüğe giren Antarktika Antlaşması, turistik gezileri sınırlıyor. O yıllarda turistlerin, bu yüzde 98’i donmuş kıtaya gideceği tahmin bile edilmiyordu ama bugün turizm şirketleri buraya gitmek için bu antlaşma çerçevesinde izin almak zorunda. 2016 itibariyle bu antlaşmaya 53 ülke imza attı. Buna göre kıtanın korunması, sadece bilimsel amaçla kullanılması, askeri etkinliklerin yasaklanması sağlanıyor. Karaya bir defada 100 kişiden daha fazla turistin ayak basmasına izin verilmiyor. 500’den daha fazla yolcusu olan gezi gemilerinin bölgeye gitmesi ise yasak.

Machu Picchu/ Peru
ABD’li tarihçi Hiram Binghamîn keşfettiği 1911 yılından bu yana maceraperestler, İnka’lardan kalan, 2 bin 430 metre yükseklikteki bu 15’inci yüzyıl yapımı kaleye gitmek için her tür olanak kullanıyordu. Bu yolculuk yakın zamana kadar kolay değildi. Önce başkent Lima’ya gidilip oradan trenle Cuzco’ya geçilebiliyor. Aşırı sıcak, nem, sürüngenler ve zehirli böcekler arasında üç-dört günde Machu Picchu’ya ulaşılabiliyor Deha önce otelin bulunmadığı kaleye günde iki bin 500’den fazla turist kabul edilmiyor.

Galapagos Adaları / Ekvador
Ekvador’un 565 mil batısında yer alan volkanik takımadalar. Başka bir gezegenmiş hissi veren doğası içinde turistlerin en çok görmek istediği türler, deniz iguanaları ve albatroslar. İngiliz doğa bilimci ve jeolog Charles Darvvin 1831’de Beagle adlı gemiyle buraya gitmiş ve türleri sınıflamaya çalışmıştı. UNESCO’nun 2007’de Miras Listesi’ne aldığı bu adalar, coğrafyasının ve vahşi yaşamının korunması için turist sayısını sınırlandırıyor. Korunan alanlara giriş yasak değil. Adaların yüzde 97’si koruma altında.