Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Sevda Tepesi’ni, Arap Tepesi yaptılar

bdullah-Bin-Abdulaziz-Essuuİstanbul’un tarihinin simge alanlarından biri olan Sevda Tepesi’nin imara açılması mimarlar, çevreciler ve İstanbullular tarafından tepkiyle karşılandı. CHP, Suudi Kralı Abdullah Bin Abdülaziz’in tepeye turizm kompleksi yapmasını sağlayacak kararı mahkemeye götürmeye hazırlanıyor.

Bir kenti sözle değil, tarihini kültürünü, mimari dokusunu, ağacını, endemik ya da endemik olmayan bitki örtüsünü, denizini, silüetini, o kenti sevmeye değer kılan tüm özelliklerini koruyarak, seversiniz. Emanet aldığınız mirası, yok ederek değil, yaşatarak sevdanızı kanıtlarsınız. Ancak gitgide değerlerini yitirmekte olan İstanbul’a bir darbe daha vuruldu; gençlik yıllarımızın, yeşilçam filmlerinin simge alanlarından biri olan Sevda Tepesi’ne imar izni çıktı.

İçimizi yakan gelişme, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın girişimiyle başladı. Bakanlığın Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü, 1984 yılında Turgut Özal’ın girişimiyle o zaman veliaht prensi, şimdinin Suudi Kralı Abdullah Bin Abdülaziz’e satılan ve imar yasağı nedeniyle bir çivi çakılamayan tepe için imar planı değişikliği teklifi için bir dosya hazırladı. Dosyayı 31 Mayıs 2012’de bir tutanakla İBB Meclisi’ne gönderdi. Tesadüfen (!) 28 Mayıs 2012 tarihinde arsa sahibinden de İBB Meclisi’ne uğradığı mağduriyetin giderilmesi için bir dilekçe verildi. Teklif AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla kabul edildi ve İstanbul; tarihiyle özdeşleşen yeşil alanlarından birine daha veda etti.

57 bin 470 metrekarilik arazi, turizm konaklama alanı olarak belirlendi. Karara göre araziye yapalacak binaların yüksekliği 7.5 metreyi geçmeyecek. 0.06 emsal kuralı uygulanacak.

En fazla 3 bin 478 metrekare inşaat yapılabilecek. Arazide bulunan 50’den fazla ağaç korunacak. İnşaatın plan notları ise 1/1000’lik imar uygulama planları ile belirlenecek.

Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Boğaziçi Yüksek Koordinasyon Kurulu’ndan onay alınmadan proje yapılmayacak. Projenin uygulama aşamasında ise Boğaziçi İmar Planları’na göre hareket edilmesi karara bağlandı.

Yani herşey kitabına uygun. Kot farkından faydalanıp yüksekliğin değişip değişmeyeceği, buraya nasıl yapı veya yapılar topluluğunun inşa edileceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz. Bu konu daha pek çok kez gündeme gelecek. Şimdi İstanbul’un tarihinden bir parçanın nasıl Suudi Kralı’na geçtiğine bakalım.

Aşıkların hüzünlü öyküsü

Sevda Tepesi olarak bilinen tepe, aslında Boğaz’ın en görkemli yapılarından biri olan Kıbrıslılar Yalısı’nın Korusu. İçinde 300 yıllık ağaçlar mevcut. Adı birbirine aşık iki gencin trajik öyküsünden geliyor. 1930’lı yıllarda bir derginin açtığı yarışmada Rudolf Valentino’ya benzerliği nedeniyle birinci seçildiği için Kandillili Valentino Vahit diye anılan teğmen Vahit ile zengin Sefer Beyin kızı Belkis birbirine aşıktır. Her iki ailede sosyal statü farkından dolayı evliliklerine karşı çıkar. Babası Belkis’i yalının mirasçılarından Emin Dirvan ile evlendirmek ister. Bunu duyan Teğmen Vahit, Belkis’i koruya çağırır. İki aşık buluşurlar. Vahit önce Belkis’i sonra kendini vurur. Bu olaydan sonra korunun bulunduğu tepe Sevda Tepesi diye anılır.

Özal, tepeyi Bakanlar Kurulu kararıyla sattı

Korunun sahibi Kıbrıslı Mehmet Paşa. Paşanın torunu varisler, arazi Boğaziçi öngörünümünde olduğundan içinde çay bahçesinden başka bir şey yapamadıkları için 1980’li yıllarda satışa çıkarırlar. İmarı olmadığı için araziye alıcı bulamazlar.

1984 yılında, Başbakan Turgut Özal dönemindeki hükümet, bu günün Suudi Arabistan Kralı, o günün Veliahdı Abdullah bin Abdülaziz’e Sevda Tepesi’ni gösterir. Veliahtın Türkiye’de yatırım yapmasının Arap sermayesini yurda çekeceği gerekçesiyle, Araplar ve Türkler arasında arazi alım satımında karşılıklı bir uygulama olmadğından veliaht için özel Bakanlar Kurulu kararı çıkarılır. Veliahtta 27 milyon dolara araziyi alır. Dönemin Belediye Başkanı Bedrettin Dalan, tepenin Araplara satılması karşısında kamuoyundaki yoğun eleştirileri; “Suudi veliahtını İstanbul’da görmekten onur duyarım” diye yanıtlar.

Arazi, vârislerden Zeynep Dirvana’nın bir gazeteye verdiği açıklamaya göre, 1 milyon dolara satılır. Satış bedelleri arasındaki büyük fark da kamuoyunda günlerce tartışılır.

Satışın ardından, Boğaziçi’ndeki 5 bin metre kare üzerindeki arsalara % 6 inşaat katsayısı ile 2 katı geçmeyen villalara yapılaşma izni veren yasa çıkar. Bu imar yasası, daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir. Sevda Tepesi 1. derece SİT bölgesi ilan edilir. Araziyi 20 milyon dolar bedelle satışa çıkaran Veliaht, hiçbir alıcı bulamaz.

Şimdi 28 yıl aradan sonra, Özal’ın girişimiyle  tepeyi satın alan Suudi Kralı’nın Sevda Tepesi’ne inşaat yapması için artık bir engel kalmadı.