Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

TGF’nin %70’i tanıtıma harcanacak

Geleneksel aylık yemekli toplantı öncesi turizm basınıyla buluşan TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Turizm Geliştirme Fonu’nda (TGF) toplanacak paranın yüzde 70’nin tanıtım ve pazarlamaya gideceğini söyledi.

İstanbul’daki Intercontinental Hotel’de TÜROB Başkan Yardımcısı Armin Zerunyan ve Genel Sekreter İsmail Taşdemir’le birlikte basının karşısına çıkan Eresin, TGF’nin amacı ve geri dönüşünden hiçbir şüphesi olmadığını ve sonuna kadar desteklediklerini söyledi. “Fonda toplanan paranın yüzde 70’i tanıtım ve pazarlamaya” gidecek diyen Eresin şu bilgileri verdi: “Yüzde 10’u işletme giderlerine, yüzde 15’i turizm kentlerinin altyapı sorunlarının giderilmesine ve yüzde 5’inin de maliyeye gitmesi konusunda hem fikir olundu. Bizim önerimiz de bu yöndeydi. Toplanan paranın nasıl kullanılacağı taslağa yazıldı. Bizim için önemli bir konuydu ve beklentilerimiz doğrultusunda gelişiyor. Biz, Türkiye’nin 7 bölgesinde, bölgeyi temsil eden birliğin başkanlarının  TGF’de bölgeyi temsil etmesini öneriyoruz. Örneğin Marmara söz konusu olduğunda buranın temsilini biz yapacağız.”

Turizm Geliştirme Fonu’nda otellerden alınacak yüzde 1 oranını yüksek bulduklarını ifade eden Eresin açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Biz bugüne kadar oran konusunda kamuoyuyla hiçbir şey paylaşmadık. Çünkü hala konuyu Bakanlıkla konuşup görüşülüyoruz. Konulara ikili ilişkilerle çözüm getirmeye çalışıyoruz. Oranı tabi ki üyelerimiz fazla buluyor. Yüzde 1, bir otelin yüzde 4-5’lik karına denk geliyor. Yakın zamanda TGF için kanun çıkarılacak. Sektörün de buna katkısı olacak. En büyük katkıyı da konaklama sektörü verecek. Kanunun altında bir çerçeve çizilmesi ve herkese söz hakkı tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda, diğer sektör birlikleriyle de aramızda bir sorun yok.”

Doluluklar yükseliyor

Yılın ilk üç ayında dolulukların olumlu seyrettiğine değinen Eresin, açıklamalarına şöyle devam etti: “İlk üç ayda doluluklarımızda yükselme oldu. Nisan ayının da iyi geleceğini tahmin ediyoruz. Fakat mayıs ayında Ramazan ayının da etkisiyle belli bir düşüşün yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü Ramazan ayında Ortadoğulu misafirler pek seyahat etmiyor. Ayrıca şirketler de Ramazan ayında daha az etkinlik yapıyor. Fakat bayramla birlikte, başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere hissedilir bir hareketin olacağını düşünüyorum. Yerli turistin tercih ettiği otellerin doluluklarında bazı sorunlar yaşanıyor. Bundan dolayı önümüzdeki günlerde Türkiye’de iç turizmi canlandırmak anlamında bazı çalışmalar yapacağız, bunları da yakında kamuoyuna açıklayacağız. Üye tesisler için yeni bir eğitim programı başlatacağız. Bu alanda dünya genelinde online eğitim veren bir firma ile anlaştık.”

“Şehir otellerini temsil ediyoruz”

TÜROB’un şehir otellerinin menfaatini gözeten bir STK olduğuna vurgu yapan Eresin bu konuda şunları söyledi: “Şehir turizmini gelişmesinde etkili olacak pazarlara yoğun bir ilgi gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl bu bakış açısıyla üç tane workshop yaptık. Bunların devamı da gelecek. Fuarların önemine inanmakla beraber workshopların da bize getirilerinin yüksek olduğuna inanıyoruz. Almanya, Çin, Japonya, Hollanda, İngiltere, Ukrayna, Rusya ve Yunanistan’da birtakım çalışmalar yapacağız. Kongre turizmi için hükümetten KDV muafiyeti bekliyoruz. Bu konuda girişimlerimiz var. Üyelerimizin kendi başlarına küçük uluslararası kongreleri alabilmeleri için destekler vereceğiz.”

Gelirlerde hala çok gerideyiz

Doluluk ve fiyatta İstanbul’un hala olması gereken rakamların çok gerisinde olduğuna değinen TÜROB Başkan Yardımcısı Armin Zerunyan ise şunları söyledi: “Avrupa ve dünyada rakibimiz olan pazarlarla kıyaslandığında, doluluk oranında büyük sıkıntı görünmese de gelirlerde sorun olduğunu görüyoruz. Neticede bu işin yapılmasının ana nedeni para kazanmak. Rakamlarda düşüş çok çabuk oldu, ama yukarı çıkış maalesef aynı hızda olmuyor. Bizim istikrarlı bir şekilde büyümemiz gerekiyor. Daha fazla gelir üretmeye yönlenmemiz gerekiyor. Bu da iyi hizmet, iyi ortam ve istikrarlı bir ülke ile olur.”

Turizm, istihdamda lokomotif

Toplantıda turizm basınıyla paylaşılan bilgi notlarından istihdamla ilgili özetle şu görüşlere yer verildi:
Turizm istihdamında konaklama sektörü lokomotif niteliğindedir ve özellikle şehir otelciliğinde en istikrarlı alanı ifade eder. 2015 yılı rakamlarına göre turizmde direkt istihdam 600 bin kişi civarındaydı. Bunun 219 bini konaklama sektöründeydi. Turizm sektöründe konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri ve seyahat acenteliği faaliyetlerini kapsayan üç alanda toplam istihdam 2018 yılı itibariyle yaklaşık 1 milyon kişi. Bunun 665 bini yiyecek-içecek, 260 bini konaklama, 50 bini seyahat acenteliği alanlarında.
Konaklama sektöründe kayıtlı istihdam 2016 yılında 192 bin, 2017 yılında 205 bin oldu. Yani iki yılda 20 bin civarında bir istihdam kaybı söz konusu. Bu durum konaklama sektörünün, özellikle de şehir otellerinin 2016 ve 2017 yıllarında çok zor bir iki yıl geçirmesine rağmen çalışan sayısını muhafaza etmek için gösterdiği çabayı çok net bir biçimde gösteriyor.

2018 yılına geldiğimizde konaklama sektörünün istihdam kayıplarını geri almakla kalmadığını, istihdamını 260 bine çıkardığını görüyoruz. Yani 2018 yılında, 2017 yılına göre 55 binlik artış söz konusu. Bu yıl da bu düzeyde bir artış sürpriz olmaz. Ancak temkinli olmak gerekirse, yüzde 10-15’lik bir istihdam artışıyla konaklama sektöründe bu rakamın 300 bini aşmasını bekliyoruz.

Turizm sektöründe kadın istihdamı OECD ülkeleri ortalaması yüzde 33.8, Türkiye’de yüzde 32. Ancak Türkiye’de turizmde kadın istihdamı diğer sektörlerden 4.9 puan daha yüksek. Türkiye’de çalışanların cinsiyet ve sektörlere göre dağılımında turizmde kadın çalışan oranı diğer sektörlerden daha yüksek. Türkiye genelinde çalışanlar içinde kadınların oranı yüzde 27.6 iken turizmde kadın çalışan oranı yüzde 32.1. Hedefimiz sektörde yüzde 51 kadın istihdamına ulaşmak olmalı.