Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Turizm gelirinde hedefler yakalanmayabilir

İstanbul Arel Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burak Mil, bu yıl turist sayısı olarak beklentinin karşılanacağını ancak hedeflenen turizm gelirlerinin uzağında kalınacağını söylüyor.

Turizm Haftası dolayısıyla görüşlerini paylaşan Doç. Dr. Mil, bu haftanın kutlama fikrinin ilk olarak 70’li yıllarda ortaya çıktığını hatırlattıktan sonra “Turizmin ekonomik, kültürel ve sosyal etkilerini halka anlatmak üzere ortaya atılmış. Günümüzde ise turizmin yıl genelinde yayılmış olması veya birçok bölgemizde çoklu sezon yoğunluğundan dolayı turizm sezonunu başlangıcını belirlemekten ziyade turizmi tanıtmaya yönelik sembolik bir anlamı bulunmakta. Bununla birlikte Turizm Haftası devlet yöneticilerine hitap eden etkinliklerle, turizme yaklaşımı oluşturma ve olumlu katkıların elde edilmesini sağlamak amacıyla önemli bir zaman dilimi olarak değerlendirmelidir” dedi.

Geçen yıl yabancı turist sayısındaki yükselişe rağmen turist başına harcamanın düşük kaldığına dikkat çeken Doc. Dr. Mil, “Türkiye’ye gelen ziyaretçilerin yaptığı ekonomik katkı, 2015 yılı yaz aylarına göre yüzde 20 düştü. Dolayısıyla gelen sayısına mukabil turizm gelirlerindeki yükseliş daha kısıtlı gerçekleşiyor. 2018 yılında turist sayısı olarak beklentinin karşılanacağını ancak hedeflenen turizm gelirlerinin uzağında kalacağımız düşüncesindeyim” diye ekledi.

“Yanlış uygulamaların telafisi zaman alır”

Türklerin misafirperver bir kültüre sahip olmasından dolayı ülkemize gelen turistin genelde memnun ayrıldığını belirten Doç.Dr Mil yapılan bazı hataları ve konuyla ilgili önerilerini şöyle açıklıyor: “Kısa sürede en fazla sayıda turisti bölgeye çekmek ve mümkün olan en yüksek geliri elde etme amacıyla yanlış uygulamalar yapılıyor. Bundan zarar gören sadece o bölge olmuyor. Yanlış uygulamaların etkilerini uzun yıllar sonunda bile telafi edemiyoruz.

Turizm sektöründe çalışma saatleri son yıllarda büyük oranda kanunda öngörülen sürelere ulaşıyor. Ancak, özellikle güney sahillerimizde yer alan birçok küçük ve orta ölçekli turizm işletmelerinde hala çalışma saatleri haftalık bazda oldukça yüksek. Çalışma süresi uzadıkça, işe odaklanma azalıp, hata yapma olasılığını da yükseliyor. Turizm yalnızca bu sektörde çalışanların ve karar verenlerin etkilediği bir çalışma alanı değil. Türkiye’deki otellerin gerek fiziksel, gerekse hizmet olarak dünyanın önde gelen örneklerinden biri olduğu söyleniyor. Bu avantajlı durumun daha somut ve ölçülebilir bir hale getirilebilmesi için ülkenin, rakip ülkelerle eşit şartlarda ve uygulamalarla test edilmesini sağlamalıyız.”