Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Reklam

Türkiye’ye nitelikli turizm anlayışı kazandıracağız

Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, TE Bülten için bir yazıyı kaleme aldı. Yazının virgülüne dokunmadan aşağıda sizlerle paylaşıyoruz:

“Türkiye, turizm anlayışının değiştiği, yenilendiği ve güçlendiği bir döneme giriyor. Bilindiği gibi, hem turist sayısında hem turizm gelirlerinde rekor kırdığımız bir yılı geride bıraktık. 2019’a da çok yüksek erken rezervasyon rakamları ile başladık ve sezonun açıldığı bugünlerde rahatlıkla söyleyebilirim ki, sene sonunda yine bir rekorla karşılaşma ihtimalimiz oldukça yüksek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Kültür ve Turizm Bakanı olarak göreve getirilmemden hemen sonra, Bakanlık olarak önce 2023 hedeflerini revize ettik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye her alanda daha cesur, daha dinamik adımlar atma, daha hızlı kararlar alma şansına sahip oldu. Biz de bu imkânı turizm sektöründe değerlendirecek ve 2023’te 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm geliri hedefimize ulaşacağız.

Elbette bu hedefe ilerlerken, gelişmeye her daim açık bir yol haritamız var. Bugüne kadar Türkiye, özellikle Batılı turistler tarafından ‘uygun fiyatlı destinasyon’ olarak kabul edildi ve çoğunlukla bu sebeple tercih edildi. Fakat başta da belirttiğim üzere, biz turizm anlayışını değiştiriyoruz. Türkiye’nin nicelikli turizmin yanı sıra nitelikli turizme ihtiyacı var. Bunu ilk dile getirdiğimizde, her şey dâhil sisteminden, paket turlardan vazgeçileceği düşünüldü ancak bu doğru değil. Turizmi şimdiye kadar ülke ekonomisine katkıda bulunan en önemli sektör haline getiren unsurlardan kuşkusuz vazgeçmeyeceğiz. Biz,  Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edildiği gibi turizmin ‘stratejik sektör’ olmasının gereklerini yapacak ve Türkiye’ye nitelikli turizm anlayışını kazandıracağız.

Turizm gelirlerimizi yükseltmemiz için ülkemize nitelikli turistlerin gelmesi kritik önem taşıyor. Çünkü nitelikli turist olarak adlandırdığımız yüksek gelirli ziyaretçi grubu, aynı zamanda konaklama dışı harcaması yüksek grup anlamına geliyor. Turist otelinden çıktığında, şehri gezdiğinde, ulaşım araçlarını kullandığında, marketten, manavdan alışveriş yaptığında, bir restorana girip yemek yediğinde, sadece turizm gelirlerimizi artırmıyor aslında; turizmi tabana yayma, toplumumuzun tüm kesimlerinde turizme sahip çıkılmasını sağlama hedefimize de destek veriyor. Turizm, yalnızca tur operatörlerinin, acente sahiplerinin ya da otel işletmecilerinin değil, taksicilerimizden garsonlarımıza kadar her meslek grubundan insanlarımızın pay alabildiği, herkesin katkı sunmak istediği bir sektör olduğunda asıl başarıyı elde etmiş olacağız.

Tabii ki Türkiye’nin nitelikli turistler için cazip hale gelmesi adına hayata geçirilmesi gerekenler var. Öncelikle nitelikli turist, nitelikli personel ve nitelikli hizmet ile karşılaşmak istiyor. Bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımız ile kıymetli bir proje hayata geçirdik. Turizm meslek liselerini kolej statüsüne alıyoruz. Öğrencilerimiz artık bu okullardan üç lisan bilerek mezun olacaklar. Fakat daha önemlisi, eğitimlerini otellerde uygulamalı olarak alacaklar. Bu bir staj programı değil; Nisan-Ekim ayları arasında tüm derslerini otellerde görecek, aynı zamanda sektörün içinde görev yapacaklar ve kendilerine ücret de ödenecek. Böylece hem sektörü yakından tanımış personeller yetişecek hem sektörün sezonluk personel ihtiyacı karşılanacak hem de öğrencilerimiz iş hayatına erken yaşta, iyi koşullarda atılmış olacak.

Nitelikli turizmin bir diğer odak noktası; konforlu ulaşım. Türk Hava Yolları ile yaptığımız protokolle, Antalya, Bodrum, İzmir ve Dalaman havalimanlarına business class ve tarifeli seferleri başlattık. Türkiye’ye en çok yolcu tedariki sağlayan ülkelerden bu noktalara artık direkt uçuşlar yapılıyor.

Mutlaka belirtmek gerekir ki, tüm bunların sürdürülebilir olmasını, sezonun uzatılmasını sağlamak başarımızda kilit rol oynayacak. Türkiye’de turizmin 6-7 aylık dar bir süreye sıkıştığını görebiliyoruz. Yeni turizm alanlarıyla, yeni turizm türleriyle, örneğin gastronomimizi ön plana çıkararak, sağlık, kongre, kültür turizminin tanıtımını en iyi şekilde yaparak, Türkiye’yi 12 ay turizm yapılan ülke konumuna getirmeliyiz. Avantajımız, ülkemizin bu anlamda eşsiz niteliklere sahip olması; bizim yapmamız gereken hem yurt içinde hem yurt dışında, etkili bir tanıtım planlamasıyla her bölgemizin, her ilimizin değerlerini net bir şekilde ortaya koymak. 2018’in “Troya Yılı” olması sebebiyle o bölgede geçen sene başlayan kuvvetli turist akışı halen devam ediyor. 2019’da da tanıtımımızın merkezinde “tarihin sıfır noktası” sloganıyla Göbeklitepe var ve bu durum Şanlıurfa ile birlikte tüm Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi’ne, hatta tüm Türkiye’ye ivme kazandıracak. Katıldığımız tüm yurt dışı fuarlarda Göbeklitepe’ye özel tanıtım etkinlikleri yapıyoruz.

Uluslararası arenada da çalışmalarımızı farklı boyutlara taşıdık. “2019 Japonya’da Türk Kültür Yılı” kapsamında başkent Tokyo’da açtığımız “Hazineler ve Osmanlı İmparatorluğu’nda Lale Geleneği Sergisi” büyük ilgi görüyor. Yıl boyunca yalnızca Japonya’da gerçekleştirilmek üzere planlanmış 33 etkinliğimiz var.

Ülkemize en çok ziyaretçi gönderen Rusya ile de bu seneyi “Karşılıklı Kültür ve Turizm Yılı” ilan ettik. Açılışını Moskova’daki Bolşoy Tiyatrosu’nda “Troya Operası”nı Rus sanatseverlerle buluşturarak yaptığımız yıl boyunca Moskova’nın yanı sıra St. Petersburg’da, Kazan’da bu tür etkinlikler, konserler, film festivalleri düzenlenecek.

Gerek uluslararası fuarlarda yer alarak, gerek Çin Eylem Planı kapsamında yaptığımız gibi farklı destinasyonlarda havayolu şirketleri ile yeni anlaşmalar yaparak, gerekse Almanya, Rusya, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Ukrayna ve Hollanda gibi ülkelerde televizyonlarda, yazılı basında ve dijital mecralarda reklam kampanyaları yürüterek, tanıtım çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

Türkiye’nin tüm değerlerini, kültürünü, tarihini tanıtmak için hızla fikir üretmeyi ve bu fikirleri hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.

Son olarak, sektörün gelişiminde turizm basının ve STK’ların da büyük payı olduğunu unutmamak gerekiyor. Çalışmalarımızın, hedeflerimizin, planlarımızın kamuoyuna doğru aktarılmasında, farklı kitlelere ulaşmasında TUYED gibi titizlikle çalışan kuruluşların da önemli rol oynadığını düşünüyor ve turizm özelinde Türkiye’nin ilerlemesine sunduğunuz katkıdan dolayı teşekkür ediyorum.”