Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği

Vize Ihlamur Konsepti Defilesi’nden…

Cittaslow, 1999 yılında İtalya’da kurulmuş uluslararası bir belediyeler birliğidir. Kelime kökeni İtalyanca ‘Citta (şehir)’ ve İngilizce ‘Slow (yavaş)’ kelimelerinin birleşmesiyle türetilen Cittaslow, ‘Sakin Şehir’ anlamında kullanılmaktadır.

Mustafa İRİ-Kırklareli’nin tarihi ve turistik ilçesi Vize, 2012 yılında uluslararası ‘Cittaslow (Sakin şehir) ağına kabul edilerek 25 ülkeden 160 il ve ilçenin almaya hak kazandığı ‘sakin şehir’ belgesi aldı.  Hiç görmediğiniz Türkiye’den hiç bilmedikleriniz, bazen bir festival nedeniyle öğrenilebilir. 11-13 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen 10.Vize Tarih ve Kültür Festivali, istikrarlı şekilde her yıl gerçekleşiyor. Gözlemlediğim kadarıyla bu yıl katılımcıların sayısında hayli artış var. Yerli ve yabancı turistlerin, yöre halkının hısım akrabaları ile birleşerek kent stadyumuna doğru akın etmesi, üç gün süren coşkulu festivalin akşam üstü ritüeliydi. Buranın bir Cittaslow olduğunu ilk kez duyanların meraklı bakışları arasında şenlik ateşi yakıldı ve festival resmen başladı.

Vize, Trakya’ya özgü kırsal özelliklerin Ege tarzı yapı ile birleşerek huzurlu bir yaşam noktası oluşturması bakımından tercih edilen bir yer. İstanbul’dan kaçıp solucan gübresi yetiştiriciliği yapmak üzere buraya yerleşenler de var, umduğunu bulamayarak tekrar ana yurduna geri dönenler de. İstanbul, Tekirdağ ve Kırklareli gibi merkezlere yakınlığı nedeniyle de yaşanası bir ilçe. Doğal tabiatı, bir köyden beklenen her türlü safiyeti cömertçe sunarken, belli iş olanaklarının varlığı da istihdam sağlıyor. Bu birleşim, Vize’yi şehir kargaşasından uzak ama şehirlerden tümüyle kopmayan bir merkez haline getiriyor.

Belediye Başkanı Sedat Balkı, halkın sevgilisi. Sakin şehir, temiz hava bol gıda ve beklenen festivaliyle halkı bu yıl da fazlasıyla memnun ediyor. Festival programları her zamanki gibi dolu dolu. Olmazsa olmaz kortej yürüyüşü ile keyifli bir seremoni başlıyor. Festival çelenginin Atatürk anıtına sunulmasının ardından açılış konuşmaları yapılıyor. Vize, kendi yazarları ve sanatçılarıyla gurur duyan bir şehir. Hakkı Cemal Doğu, Bir Evrencik Masalı ve Umudun Kanatlarında adlı kitaplarıyla biliniyor. Gözlerimde Yağmur Kalbimde Sen Varsın, Canımın Ağrısı ve Kısacık Aşkın Büyük Esareti ile sükse yapan yazar Ayten Öztürk de festivalin önemli konuklarından. Komite, Rahmi Sözer’i de unutmamış. Orada Kalmalıydı Zaman kitabının yazarı da açılış gününü renklendiren, Vize’nin medarı iftiharı. Fotoğraf sanatçısı Bedri Yılmaz Doğu’nun objektifinden seçilen fotoğraflar sergileniyor aynı gün. Belediye tarafından düzenlenen yaz spor kursu öğrencileri, açılış kokteylinde bir araya geliyorlar. Bir gün sonra büyük bir kutlama ile madalyalarına kavuşacaklar.

Sakin Şehir Vize Derneği Üyeleri, bayanlardan oluşan bir toplulukla festival alanında stant açarak tamamı ev yapımı gözleme, mantı, yaprak sarma, ballı pasta, trileçe, çarşaf böreği, baklava sunuyorlar. Vize’ye özgü el yapımı süs eşyası ve takılar ile meşhur ıhlamur kolonyası ve ıhlamur sabunu her yerde göze çarpıyor. Her şehrin bir meşhuru vardır ya, buranın da ıhlamur. Türkiye’deki üç Ayasofya’dan biri olan eski kiliseden bozma caminin bulunduğu tepeye doğru yürürken her yeri ıhlamur kokusu sarıyor. Oksijen oranı oldukça yüksek Vize’ye bu koku çok yaraşıyor. Huzur ve dinginlik veriyor.

Sunuculuğunu Aslı Kökçe’nin yaptığı festival gece programında büyük bir sürpriz bekliyor davetlileri. Tam bir profesyonellik içinde birinci sınıf bir moda gösterisi başlıyor. Halk Eğitim merkezi öğretmeni Banu Ertaş tarafından hazırlanan birbirinden güzel ıhlamur konsepti kıyafetlerin Vizeli genç bayanlar tarafından sergilenmesi büyük etki yaratıyor, büyülüyor. Kusursuz bir bütünlük içinde festival alanına kurulan podyumda amatör mankenler gövde gösterisi yapıyor. Halk yine coşuyor.

Vize Kaymakamı Soner Zeybek ve Başkan Sedat Balkı’nın Atatürkçü, yenilikçi ve açık fikirli desteği, görülmeye değer bir festival keyfi yaratıyor. Orada bulunanlardan biri olarak son derece duygulu anlar yaşadığımı belirtmek isterim. Kültür ve sanatın tarihle gelen müthiş buluşmasında yapıcı ve ilerici yönetim önderliğinde halka büyük güzellikler sunulabiliyor. Buna tanık olmak gurur verici.

Aydilge, Pamela ve Kıraç gibi ünlü şarkıcıların konserleri kadar, bir panayırlar beldesi olan Trakya’nın etrafı lunaparklarla çevrili rengarenk festival alanı da unutulmazdı. Ve ikinci gece verdiği konserle duygusal anlar yaşatan Baha’nın bugüne dek dinlediğim en dokunaklı ‘İşte Bu Bizim Hikâyemiz’ şarkısının bıraktığı izler de. Ihlamurlarla, yeşillerle, allarla bir festival daha böyle bitti…